Sürdürülebilir En İyi İş Fikirleri

27 Mayıs 2020
Sürdürülebilir En İyi İş Fikirleri

Geri dönüştürülebilir ayakkabılardan tutun da gıda israfını azaltan akıllı cihazlara kadar, derlediğimiz iş fikirlerinin işletmelere 2020 ve sonrası için cesur ve sürdürülebilir adımlar atmaları adına ilham vereceklerini umuyoruz.

Yeşilin, birçok alanda olumlu şeyleri ve iyiliği temsil ettiğini birçoğumuz biliriz. Ancak bu durumun farkında olmayan ve sürdürülebilirliği ciddiye almayan şirketler, yakın bir gelecekte iş ortamında kendilerine yer bulamayacaklarının farkına varmalılar.

Özellikle, tüketicilerin sürdürülebilir net bir vizyona sahip markaları tercih etmesi bu durumu zorunlu kılıyor. Daha da önemlisi, şimdi, gezegenimize geri dönüşü olmayacak derecede bir zarar vermenin eşiğindeyiz. Yıllar boyu gezegenimizin faydasına olacak, yararlı eylemleri tepen firmalar, bu noktadan sonra iklim değişikliğine karşı verilen mücadeleye katılmak gibi bir seçenekleri olmayabilir.

Yeni İş Fikirleri olarak, farklılık yaratabilecek ürünleri ve yenilikleri henüz ana akım olmadan keşfedip ön plana çıkarmayı amaçlıyoruz.

Bunu aklımızda tutarak geçtiğimiz yıl ortaya çıkan ve en çok hoşumuza giden 20 sürdürülebilir yeniliği sizlerle paylaşıyoruz.

 

1 – Gıda üretimi için gübreleşebilen streç film

Biyoplastik, meyve ve sebzeleri muhafaza etmede kullanılan geleneksel streç filmin yerini alabilir.

Avustralyalı bağımsız market zinciri Drake, teker teker satılan meyve sebze üretiminde kullanılan plastik sargı tüketimini azaltmayı amaçlıyor. Şu an hâlihazırda birçok çevre dostu, doğada çözünebilen ve gübreleşebilen ambalaj seçenekleri olsa da bu projenin asıl zorluğu, üretilmek istenilen maddenin streç film görevinde kullanılabilir hale gelmesi.

Gübreleşebilen ambalajın geliştirilmesi, BioBag World Australia ile IG Fresh’in ortaklığı altında 12 ay sürdü. Geliştirilen yeni ambalaj, Mater-Bi adı verilen bir reçineden yapılmış olup endüstriyel olarak %100 olarak gübreleşebilir ve ev içi atıklarına, bahçe gübresine ve geri dönüşüm kutularına atılabilir. Geliştirici ekip, bu ürünü birçok amaç için kullanılan tek kullanımlık plastiklerin yerine koyuyor.

Tamamen gübreleşebilen malzemeler, insanların doğada çözünebilen maddeler ile gübreleşebilen maddeler arasındaki farkı daha iyi anlamasıyla beraber önem kazanıyor. Malzeme bilimindeki gelişmeler ve yenilikler, birçok sektörde kirliliği azaltmakla beraber tedarik zincirinin sürdürülebilirliğinin artmasına yardımcı olmaktadır. İnşaat sektöründen tutun da moda sektörüne kadar, çeşitli işletmeler gübreleşebilen ürünlerden yararlanmaya başladıkça karbon nötrlüğünün artmasına yardımcı olunuyor.

 

2 – Adidas geri dönüştürülebilir koşu ayakkabıları geliştiriyor

Adidas, %100 yeniden kullanıma uygun malzemelerden üretilen atletik ayakkabılar yapıyor.

Almanya merkezli, ayakkabı devi Adidas, %100 geri dönüştürülebilir malzemeden yapılan koşu ayakkabıları geliştirdi. Bunun arkasındaki fikir, müşterilere ayakkabıyı çöpe atmaları yerine şirkete iade etme imkânı sağlamak. Böylece Adidas, kendilerine iade edilen, kullanılmış ayakkabıları  yeni bir çiftin üretiminde kullanabilecek.

Adidas, ‘Futurecraft Loop’ adını verdiği ayakkabıları tekrar kullanılabilir ısılplastik poliüretan (IPU) ile, tutkal kullanmadan üretiyor. Normalde artık kullanılmayacak noktaya geldiğinde atılacak ayakkabılar bu sayede Adidas’a geri gönderilebilirler. Adidas’a gönderilen ayakkabıların yeni bir ayakkabıya dönüşme süreci şöyle işliyor: Önce güzelce yıkanıyorlar, sonrasında topaklara ayrılıp üretilecek yeni ayakkabı çiftlerinin bir parçası olmak için eritiliyorlar.

Adidas yönetim kurulu üyesi Eric Liedtke, “Plastik atıkları sistemin dışarısına çıkarmak başlangıç için iyi bir adım ve devamını da getireceğiz.” dedi ve ekledi: “Hedefimiz aynı ayakkabıyı tekrar tekrar kullanabilmeniz.”

Ayakkabı devi, geri dönüştürülen malzemelerden yapılmış ve tekrar tekrar kullanılması amaçlanan ayakkabıların, diğer yüksek performanslı spor ayakkabılarıyla aynı performans standartlarına erişebileceğini söylüyor. Futurecraft Loop isimli ayakkabılar, iade ve geri dönüşüm süreci de dahil olmak üzere henüz test aşamasındalar. Halka açık satışların başlamasının 2021 ilkbahar/yazına doğru olacağı tahmin ediliyor.

Sentetik madde kullanımı ile koşu ayakkabısı üretmek, çevresel kaygılar göz önüne alındığında kötü bir tercih. Yapılan bir araştırmaya göre, yeni bir çift ayakkabının üretimi 100 watt’lık bir ampulün bir hafta boyunca aralıksız bir şekilde yanmasıyla ortaya çıkaracağı miktara eş değer şekilde 14 kilogram karbondioksit emisyonu ortaya çıkarıyor. Yine aynı araştırma, ortalama bir ayakkabı çiftinin 26 farklı malzemeden üretildiğini ve bu durumun geri dönüşümü oldukça zorlaştırdığını gözler önüne serdi. Adidas, bu sorunu geri dönüştürülebilen tek bir malzeme kullanımıyla çözmüş gibi gözüküyor.

 

3 – Avustralya merkezli bir şirket, e-ticaret için doğada çözünebilen ambalaj üretiyor

‘Daha İyi Bir Paketleme Şirketi’ anlamına gelen Better Packaging Company, daha sürdürülebilir nakliye malzemeleri üretebilmek için geri dönüştürülebilen ve doğada çözünebilen ambalajlar sunuyor.

Avustralya merkezli ‘Better Packaging Company’, e-ticaret sevkiyatları için kullanılacak çevre dostu bir ambalaj geliştirdi. Şirket, geliştirdikleri doğada çözünebilen ve geri dönüştürülebilen torbaların plastik ambalaj atıklarını azaltmak için sarf edilen daha büyük bir çabanın bir alt başlığı olduğunu söylüyor.

Çevre dostu firma, geleneksel ambalajlara alternatif olarak içlerinde plastik olanları da dahil birçok seçenek sunmaktadır. Şirket aynı zamanda kireçtaşı ocağı atıklarından yapılmış, dokusu kağıt gibi olan ancak su geçirmeyen, geri dönüştürülebilir zarf / paket üretiyor.

Şirket, çevre dostu zarf ürünlerine ek olarak, ‘Gerçek Kir Torbaları’ olarak bilinen ve plastiği taklit edebilen ancak plastikten farklı olarak doğada çözünebilen kurye çantaları da üretmeye başladı. Bunlarla da yetinmeyen şirket aynı zamanda kurye çantalarıyla kombine edilebilecek kabarcık koruması, kurye etiketleri, fermuarlı polietilen çanta ve yatay sargı gibi ek ürünler de sunuyor. Şirketin kurucuları, e-ticaretin sebep olduğu devasa atık hacmi ile karşılaştıktan sonra farklı ambalaj tasarımları için çevre dostu alternatifler oluşturma konusunda ilham aldıklarını belirtiyorlar. Ürettikleri ürünler artık Etsy’nin tedarikçileri ve L’Oreal de dâhil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki perakendeciler tarafından kullanılmakta.

E-ticaretin kullanımı dünya çapında genişledikçe ortaya çıkan ambalaj atığı hacmi giderek artıyor. Uzman tahminlere göre yalnızca Avrupa Birliği’nde yılda iki milyardan fazla paket teslimatı gerçekleştiriliyor. İngiltere’nin de dahil olduğu bazı hükümetler ile Nestle gibi şirketler de geri dönüştürülemeyen ambalajları azaltmaya odaklanmış durumda. Sektördeki uzmanlara göre, Better Packaging Company’nin geri dönüştürülebilen çantaları da dahil olmak üzere çevre dostu ambalajlara olan talep hızla artıyor.

 

4 – Kozmetik mağazası, ambalaj kullanmayarak atıkları azaltıyor

Bir kozmetik mağazası, ürünlerini paketsiz satıyor ve bir uygulama aracılığıyla ürünlerin içerikleri ve fiyatları konusunda bilgi sağlıyor.

Lush’un, Japonya’nın Shinjuku şehrindeki yeni, tamamen saydam konsept mağazası klasik ambalajları, sanal ambalajlar ile değiştirildi. Atıkları azaltmaya ek olarak sanal ambalaj, özellikle kapasitesi ve esnekliği sayesinde oldukça kullanışlı. Mağazayı gittiğinizde uygulamayı indirerek almak istediğiniz ürünün fiyatı, içeriği ve nasıl kullanıldığı hakkında detaylı bilgi alabiliyorsunuz.

Hem iOS hem Android işletim sistemlerinde kullanılabilir olan uygulamanın dört farklı dilde kullanımı mümkün: Japonca, Korece, Basitleştirilmiş Çince ve İngilizce. Shinjuku mağazası her seviyeye özgü etkileşimli öge içeren dört farklı seviyeye ayrılıyor. Ayrıca binanın dışında devasa bir dijital ekran var.

Uygulamayı kullanan müşteriler mağazanın vitrinindeki ürünleri inceleyip satın alabilirler. Sipariş edilen ürünler sevkiyat sırasında geri dönüştürülmüş ve gübreleşebilen ambalajlar aracılığıyla teslim ediliyor.

Lush son zamanlarda doğa dostu hamleleri ile sık sık isminden bahsettiriyor.

 

5 – Yapay zeka tabanlı platform, kumaş atıklarını azaltmak için birbiriyle örtüşen kıyafetler kombinliyor.

MeModel platformu, müşterilerden birkaç ölçüm alıp müşteriye özgün, uygun ve kişiselleştirilmiş stil ve beden önerileri yapmak için makine öğrenmesi yöntemini kullanıyor.

İnternet üzerinden yapılan kıyafet alışverişi söz konusu olduğunda doğru uyumu yakalamak zor bir yapboz oyununa dönebilir. Birçok kişi bu tereddütlerini aynı ürünün farklı bedenlerini söyleyip kendilerine uymayan bedeni iade ederek gideriyor.

İngiltere merkezli Metail platformunun beden ve uyum sorununa karşı çözümü, hem müşterilere hem de perakendecilere farklı bir deneyim sunuyor. Metail iki farklı hizmet sunuyor: MeModel ve birleşmiş fotoğrafçılık. MeModel, müşterilerden birkaç beden bilgisi alıp müşteriye özgü, uygun ve kişiselleştirilmiş stil ve beden önerileri yapmak için makine öğrenmesi yöntemini kullanıyor.

Perakendeciler için MeModel, depo yönetiminden ve tedarik zincirinden alınan verimi en üst düzeye çıkarmaya ve müşterilerinin tercihlerini anlayarak markaya olan bağlılıklarını artırmaya yardımcı olmak için veri analizi sağlıyor. Birleşmiş fotoğrafçılık ise perakendeciler için başka bir hizmet daha sunarak yeni koleksiyonların fotoğraflanması ve yayınlanması için çok daha basitleştirilmiş bir yöntem sunuyor. Birleşmiş fotoğrafçılığın sunmuş olduğu avantajların arasında modellerin sanal ortamda giydirilmesi, yüksek maliyetleri olan tekrar çekimlerin ücretsiz bir şekilde gerçekleştirilmesi ve sonsuz kombinlerle farklı tarz seçeneklerine izin vermesidir.

2019 yılında dünya genelinde internet üzerinden alışveriş yapan kişi sayısı yaklaşık olarak 2 milyar kişi. Alışveriş verilerinin bir kısmını oluşturan iade edilen satın alımlar bile çok önemli bir rol oynamaktayken iklim değişikliğinin hafifletilmesi için perakende (ve özellikle moda) sektörünün sürdürülebilirliğinin arttırılması büyük öneme sahip.

 

6 – Sürdürülebilir kot pantolonlar üretmek için yapay zeka ve üç boyutlu tarama teknolojisi kullanan şirket

Unspun markası, israfı azaltmayı amaçlayan, sipariş üzerine teslim edilen bir moda yaratmak için dijital teknolojileri kullanıyor.

ABD merkezli girişim Unspun, müşterilerine sipariş üzerine teslim edilen, sürdürülebilir kot pantolonlar sunarak moda sektöründeki israfı azaltmayı hedefliyor. Şirket, sürdürülebilir kıyafetler için robotik teknolojiler ile eski tarz dikiş makinelerinin bir birleşimini kullanıyor.

Doğa dostu girişim, 3 boyutlu tarama teknolojisinin ve kişiselleştirilmiş terzilik modelinin müşterilerine moda sektöründeki israflarını azaltmak için benzersiz bir yol sunduğuna inanıyor. Merkezleri San Francisco ve Hong Kong’da bulunan şirket, müşterilerinden kot ölçülerini almak için 3 boyutlu kızılötesi bir tarayıcı kullanıyor.

Fit3D tarayıcıları tarafından yapılan tarama 20 saniye sürüp 100 bin veri noktasının toplanmasını sağlıyor. Toplanılan bu veriler daha sonra müşterinin ölçülerini kesinleştirip kotları müşterilerinin bedenlerine uygun hale getiriyor. Kot üretiminde kullanılan kumaş, doğa dostu ve doğada çözünebilen bir kumaş türü olup şirket, yerel dikiş firmaları ile ortaklıklar kurarak üretilen kotun karbon ayak izini azaltmaya odaklanıyor.

Unspun; yerel firmalar ile iş birliği içerisinde, otonomlaştırılmış üretim yolunu tercih ederek küresel karbon emisyonlarını en az %1 azaltmayı hedeflemektedir. Buna ek olarak üretim sürecinde ortaya çıkan kumaş atıklarını sıfıra indirmek için üç boyutlu bir dokuma makinesi geliştiriyor.

Sektör uzmanlarına göre, sadece İngiltere’de her yıl yaklaşık olarak değeri 140 milyon pound (1 milyar 210 milyon TL) değerinde giysi çöpe gidiyor. Araştırmaların ortaya koyduğuna göre, müşteriler hızlıca değişen modanın çevresel maliyeti konusunda giderek daha fazla endişe duyuyorlar. Unspun gibi tüketicilerin sıfır atık taleplerini karşılayan yenilikler, perakendeciler için ilham verici bir örnek olabilir.

 

7 – Bitki tabanlı, performans koşu ayakkabısı

Spor ve ayakkabı markası olan Reebok, ‘Forever Floatride Grow’ ismini verdikleri bitki bazlı performans koşu ayakkabısını piyasaya sürdüklerini duyurdu. Bu yeni ayakkabılar markanın, petrol bazlı plastik kullanımını azaltma ve performanstan ödün vermeden sürdürülebilir malzemelerden bir ayakkabı üretme hedefinin bir parçası.

Koşu ayakkabısının orta tabanı, yüksek performanslı ve yüksek esneklik sunan keneotu tohumundan yapılıyorken üst tabanının yapımında ise okaliptüs ağaçlarından yapılmış doğada çözünebilen malzemeler kullanılıyor. Ayrıca kokuya karşı dirençli olup yosun köpüğünden yapılmış çorap astarı bulunmaktadır. Reebok marka başkanı Matt O’Toele, daha sürdürülebilir ürünler konusunda en çok ses çıkaran tutkulu topluluğun koşucular olduğunu belirterek şunları söylüyor: “Koşucuların ürünleri kullanırken içlerinin rahat olmalarna, iyi hissetmelerine ve aynı zamanda en iyi performanslarını göstermelerine yardımcı olmak istiyoruz.”

‘Forever Floatride Grow’, 2020 sonbaharında satışa çıkacak. Daha sürdürülebilir ürünler yaratmaya yönelik büyük bir çaba gösteren Reebok, daha önce ürünlerinde poliester kullanımını azaltmayı taahhüt ederken 2025 yılına kadar da sıfıra indirmeyi hedefliyor.

Moda sektörünün geri kalanı gibi, spor giyim sektörü de çevre dostu olma yönünde sosyal sorumluluk çağrısı aldı. Reebok sürdürülebilirlik çalışmalarını iki temel üzerine oturttu: Doğal malzemelerin kullanımına odaklanan (Ree)Grow ile geri dönüştürülmüş ve yeniden üretilmiş malzemeler kullanılmayı amaçlayan (Ree)Cycled. Forever Floatride Grow’u geliştiren Reebok markası, şu anda bir dizi sürdürülebilir proje üzerine araştırmalara devam etmektedir.

 

8 – Sürdürülebilir ürünler tercih eden müşterileri ödüllendiren program

Koin Rewards uygulaması, doğa dostu bir satın alım işlemi gerçekleştiren kullanıcılarını otomatik olarak ödüllendiriyor.

İngiltere merkezli Koin Rewards uygulaması, kart uygulaması olan Fidel ile işbirliği içerisine girerek sürdürülebilir bir ödül programı başlattı. Şirketin hedefi, çevresel kaygıları olan ve doğayı önemseyen bir satıcı ve alıcı topluluğu oluşturmak.

Uygulama, doğa dostu bir satın alma işlemi gerçekleştirdikten sonra kullanıcılarını otomatik olarak ödüllendiriyor. Dahası, Koin Rewards ile iş birliği içerisinde olan Fidel’in API teknolojisi, kullanıcıların Mastercard, Visa veya Amex gibi kartlarını Koin Rewards’a bağlamasını imkan sağlar. Bu imkan, uygulama kullanıcılarının ödül olarak aldıkları parayı nakite dönüştürmelerine olanak tanıyor. Üstelik, kazandıkları ödülleri nakite çevirmek istemeyen kullanıcılar için bir alternatif de var: Koin’in iş birliği içerisinde olduğu satış noktalarından herhangi birinde kullanılmak üzere kupon oluşturmak.

Koin Rewards’un CEO’su Curt Hopkins verdiği bir demeçte şöyle diyor: “Yeniliği özel yapan şey nedir? Daha iyisi için insanları teşvik eden bir platformdur.”

 

Yararlı Bilgiler:

Tüketiciler; “organik”, “dürüst ticaret” ve “çevre dostu” kelimelerini duyduklarında akıllarına hemen yüksek fiyatlar gelmektedir. Doğa dostu ürünlerin bu derece pahalı olması, tüketicilerin bu konuda sorumluluk hissetmemesine, sorumluluk hissetseler bile alışveriş alışkanlıklarını değiştirememesine neden olmaktadır. Bununla birlikte Koin gibi paylaşılan değerleri ve somut ödülleri vurgulayan girişimler daha anlamlı, doğa dostu tüketim seçimlerini teşvik etmeye oldukça yardımcı olmaktadır.

 

9 – Besinleri plastik yerine muz ağacı yaprağı ile paketleyen Tayland merkezli süpermarket

Tayland’da birkaç süpermarket, sağlam ve doğada çözünebilir olduğu için bazı ürünlerin paketlenmesinde muz ağacı yaprağı kullanmaya başladı.

Tayland’daki Rimping isimli süpermarket, plastik kullanımı azaltmak adına bazı gıda ürünlerinin paketlenmesinde muz ağacı yaprağı kullanmaya başladı. Muz ağacı yapraklarıyla paketlemesi yapılan ürünler sonrasında ince bir bambu parçasıyla bağlanıyor. Vietnam’da da sebze paketlemelerinde çeşitli ağaç yaprakları kullanılmaya başlandı ve bu uygulamanın diğer ürünlerle beraber başka marketlere de genişletilmesi planlanıyor.

Peki, öyleyse neden muz ağacı yaprağı? Globalcitizen.com’un da açıkladığı şekilde, Tayland’da muz ağacı kolay bulunan bir ağaç türüyken bu ağaçların bazılarının yaprakları üç metreye kadar uzayabiliyor. Muz ağaçlarının yapraklarının sağlamlığı, doğada çözünebilme özelliğiyle de birleşince, kısa sürede satılan, taze tüketilmesi gereken ürünlerin paketlenmesi için harika bir aday oluyorlar.

Öte yandan, Vietnam’daki diğer mağazalar çeşitli yeşil ambalaj seçeneklerini kullanmaya başlıyor. Lotte Mart, bir yandan da şeker kamışı atıklarından yapılmış kutular kullanıyor, yumurtaları plastik yerine kağıda sarıyor ve mısır tozundan yapılıp doğada kolayca çözünebilen alışveriş torbaları sunuyor.

Bölgeden bölgeye değişen, yerel, doğal malzemeler, muz yaprakları gibi, plastik torba belasına bir çözüm olabilir. 2015 yılında yapılan bir araştırmaya göre Tayland ve Vietnam, okyanuslardaki plastik atıkların %60’ına sebep olan beş ülkeden ikisi. Yine bir Uzak Doğu ülkesi olan Güney Kore tek kullanımlık torbaları yasaklarken; Tayvan, kullanılan her bir torba için ücret alıyor. Çin’de ise ince plastik torba kullanımı 2008 yılından beri yasakken bu durum Çin’deki plastik kullanımının yıllar içerisinde %66 oranında düşmesini sağladı. Dünya çapında her yıl 5 trilyon plastik torba kullanılıyor ve geri dönüştürülen torba sayısı kullanılan torba sayısına oranla çok düşük bir seviyede. Son yıllarda yürürlüğe giren plastik torba kısıtlamaları bir nebze işe yarasa da, hala çok daha büyük önlemler gerekmektedir. Son yenilikler arasında yumuşak sazdan yapılan ambalajlar ve atık yağlardan yapılan, doğada çözünebilen plastik de yer almaktadır.

 

10 – Firavuninciri kaktüsünden yapılan doğa dostu deri

Güçlü ve esnek olup bitki bazlı üretilen Desserto derisi, hayvan derilerinin kullanıldığı birçok ürüne sürdürülebilir alternatifler sunmakta. Otomotiv, moda ve mobilya sektörlerinde ihtiyaç duyulan teknik gereksinimleri karşılamak üzere tasarlanan Desserto derisi, tıpkı hayvan derisi gibi esneyip gerilebiliyor. Daha da iyisi, doğada kısmi olarak çözünebilen ve üretimi sırasında PVC ve flata gibi tehlikeli maddeler kullanılmayan deri, kimyasal tehlikelerden tamamen arındırılmıştır.

Firavun inciri kaktüsünden vegan derisi üretimi yapmak için gereken su miktarı çok azken, ürünün yapımında kullanılan ana ham madde olan kaktüsün yetişmesi için de su gerekmiyor. Sahip olduğu dayanıklılık dikkate alındığında bu deriden yapılan eşyaların en az 10 yıl kullanılacağını gösteriyor.

Meksika’nın Guadalajara kentinde bulunan ve sürdürülebilirliği kendilerine rehber edinen şirket ürünle aynı ismi (Desserto) taşıyor. Firavun inciri kaktüsü tüm Meksika genelinde yetişebilen bir bitkiyken şirket, üretimlerinin artmasının beklentisiyle ek araziler arayışındadır.

Neredeyse tüm sektörlerde yeni ve sürdürülebilir, alternatif malzemeler ortaya çıkmakta. Bu süreç sırasında ortaya çıkan önemli bir zorluk ise bir kumaşın parçasının gübreye karışıp parçalanma yeteneğini azaltan, üretimi sırasında gerçekleştirilen kimyasal işlemler.  Malzeme biliminin gelişimiyle, kimyasal malzemelere sürdürülebilir alternatifler bulmaya ve bu alternatiflerin doğada çözünebilir olmasına odaklanılmalıdır.

 

11 – Kazak satın alarak bir koyun sahiplenebilirsiniz

Sheep Inc., ürünlerinin menşeine ve üretilme serüvenlerine dikkat çekerken üretim sırasında ortaya çıkan karbon ayak izini azaltmaya çalışıyor.

Müşteriler, Sheep Inc.’den bir kazak satın aldığında sadece Yeni Zelanda kırsallarında otlayan merinos koyunlarının yününden yapılmış, kaliteli bir ürün almakla kalmayıp aynı zamanda satın almış olduğu kazağın yapımında yünü kullanılan koyun hakkında düzenli olarak güncelleme ve haber alabiliyor.

Kendilerini “dünyadaki ilk karbon negatif moda markası” olarak niteleyen firma, müşterilerine satın aldıkları kazağın alt kısmında yer alan sarı etiketi tarattıklarında ulaşabilecekleri, kazağın üretim sürecini ve ürünün karbon ayak izini görebilecekleri bir hizmet sunuyor. Ayrıca şirket, müşterilerin satın almış olduğu kazağın yapımında yünü kullanılan koyunla ilgili şu konularda bilgilendirme yapılıyor: “Nerede? Bir günü nasıl geçiyor? Başına bir şey geldi mi? Tüylerinin kırpılma vaktinin ne zaman olduğu. Kuzularının olup olmadığı.”

Hem etiketleme sistemleri hem de kaliteli yüne sahip koyunları, tüketicilerin moda sektörünün çevresel etkilerini dikkate almasını sağlamak için benzersiz satış unsurları.

Şirketin kurucu ortaklarından biri olan Van Der Wyck’e göre sadece karbon nötrlüğüne ve sürdürülebilirliğe odaklanmak artık yeterli değil. Sheep Inc., birlikte çalıştıkları çiftliklerin çevre dostu olması ve gelirlerinin %5’inin dünya çapındaki biyoçeşitlilik çalışmalarına yatırım yaparak kullanılması, dolayısıyla karbon ayak izinin olabildiğince azaltılması konusunda oldukça şeffaf bir şirket.

Ancak bu kazakların fiyatının yüksek olması da inkar edilemeyecek bir gerçek. Kazakların ortalama fiyatı 225 Euro (1700 TL) . Şirket,  kazaklarının ucuz, kalitesiz, moda değiştikçe giymek istemeyeceğiniz bir kazak olmadığını, “ömür boyu” dayanacak şekilde tasarlanıp üretildiklerini söyleyerek bu uçuk fiyatın altını dolduruyor. Ancak buradaki asıl amaç, müşterilerin satın alıp kullandıkları kıyafetlerinin nereden geldiğini anlamasıdır. Şirket, attıkları bu adımı değişimin ilk ayağı olarak görüyor, çünkü şirketin tahmini, zaman içerisinde moda markalarının şeffaf yönetime geçip daha çevre dostu bir politika izlemek zorunda kalacakları yönünde.

Moda, tüm sektörler arasında sürdürülebilir olma imkanı en düşük olan sektör olarak biliniyor. Deniz aşırı üretimler, üretilen malların nakliyesi, üretildikleri kaynaklar ve kaliteli malın pahalı olmasından dolayı kullanılan ucuz mallar gibi konuların tümü çevreye verilen büyük maliyetle sonuçlanıyor. Sheep Inc.’in ürünlerinin koyunların yünlerinde başlayıp müşterilerinde biten yolculuğu hakkında şeffaf olması, diğer şirketleri de önce şeffaf olmaya daha sonra da üretim süreçlerinin sürdürülebilirliğini artırmaya zorluyor. Bu ve bunun gibi girişimlerin önündeki en büyük engellerden biri ise, sürdürülebilir modanın yüksek maliyetli olması.

 

12 – Tekrar kullanılabilir kaplar paket servislerini daha sürdürülebilir hale getiriyor

Avustralya’daki bir girişim, insanların yeniden kullanılabilir kâseler ve bardaklar kullanmasına ve sonrasında kullandıkları bu kapları yakınlarındaki satış yerlerine iade edebilecekleri bir sistem geliştirdi.

Returnr girişimi, tek kullanımlık paket servisi kapları, yeniden kullanılabilir tabaklar ile değiştirmek için sürdürülebilir bir plan gerçekleştirdi. Girişim, yenilenebilir, paslanmaz çelikten yapılmış kaplarını iş birliği içerisinde olduğu restoran ve kafelere dağıtıyor, dağıtım sonrası paket servisi siparişi alan restoran ve kafeler ise bu kapları kullanıyor. Kullanıcılar, Returnr’e 6 Avustralya Doları tutarında bir depozito ödüyorlar ve isterlerse kapları kullandıktan sonra iade edip depozitolarını alıyorlar, isterlerse depozitolarından vazgeçip kapları kullanmaya devam ediyorlar.

Returnr’ün kurucusu olan Jamie Forsyth, daha öncesinde kafelerde kullanılmak üzere tasarlanan şık ve yeniden kullanılabilen bardaklar geliştiren bir girişim olan KeepCup’ı kurmuştu. Forysth, kahve bardakları için oldukça iyi çalışan iş modelini daha da genişletmek istedi.

Returnr sisteminin verimli olmasının en büyük nedenlerinden biri, müşteriler tarafından kullanılan kapların programa dahil olan herhangi bir katılımcı restorana veya kafeye iade edilebilir olması. Bu programa dahil olan katılımcı işletmeler, kapları temizleme ve depolama sorumluluklarını üstlenirken ayrıca bu programın bir parçası olabilmek için Returnr’e küçük bir ortaklık ücreti ödüyorlar. Katılımcı işletmeler tarafından Returnr’e ödenen bu ücret, tek kullanımlık kap satın alımına eş veya ondan daha düşük olacak şekilde belirleniyor.

Forsyth, verdiği bir röportajda, Returnr programının daha şimdiden on binlerce tek kullanımlık kabı çöplüğe gitmekten kurtardığını söylüyor ve ekliyor: “Programımızın etki alanını genişletmek en büyük hedefimiz, bunun için çok daha geniş bir satış alanına giriyoruz ve ürün araştırma ve geliştirme çalışmalarına da destek sağlıyoruz.” Forsyth, aynı zamanda müşterilerin sabah kahve alımıyla elde ettikleri bardağı daha sonra öğle yemeğinde tekrar kullanılabilir bir kase ile değiştirebilecekleri bir sistem ön görüyor.

İnsanların yeniden kullanılabilir kâselerini ve bardaklarını çeşit çeşit satış noktasına götürüp iade edebilmeleri veya değiştirebilmelerine izin verme fikri, şu anda restoranlarda ve kafelerde kullanılan sistemlerle değiştirilir ise maliyetler ucuzlayacağı için hem alıcılar hem de satıcılar için karlı olacaktır. Bu da sistemin hızla yayılma ihtimalini güçlendiriyor. Örneğin, yeniden kullanılabilir kabınızı bir yerde unutmak, artık illa yeni bir kap almanız anlamına gelmeyecektir. Returnr’in iş modeli, müşterilerin tek kullanımlık ürünleri yeniden kullanılabilir alternatifleri ile değiştirdikçe daha fazla örneğini görebileceğimiz yeni bir akımın –sürdürülebilir hizmet sistemleri- güzel bir örneği.

 

13 – Doğru uyumları sağlayabilmek için terziler ile çalışan çevrimiçi moda perakendesi

Myntra.com, alınan ürünlerin iade edildiği alışveriş sayısını azaltmak amacıyla kargoları teslim etmek için teslimat noktasına terzi göndermeye başladı.

Hindistan merkezli Myntra.com, müşteri siparişlerini teslim etmek için yeni terziler istihdam etti. Uygulamaya konulan bu yeni hizmet, şirketin müşteri memnuniyetlerini artırma ve iade edilen alışverişlerin sayısını azaltma çabalarının bir parçası olarak görünüyor.

Şirkete göre, çoğu iade işlemi kısaltılması gereken pantolonlar gibi küçük beden uyuşmazlıklarından kaynaklanıyor. Geliştirilen hizmet, depodan gerçekleştirilen satın alımları müşterilere teslim etmek için terzileri kullanıyor. Myntra, isteğe bağlı alternatif seçeneklerin müşterilerin yaşamlarını kolaylaştırmakla beraber gerçekleştirilen iade işlemlerini azaltacağını umuyor.

Bu yenilik, Myntra’nın uzun süredir üzerine koya koya ilerledikleri kusursuz bir alışveriş deneyimi sunma çabasına dayanıyor. Daha öncesinde, 2016 yılında, bir terzilik hizmeti başlatmışlardı ve bu hizmet dene ve satın al seçeneği sunuyordu.

Myntra bu hizmetini yakın zamanda Delhi’de başlattı ve olabildiğince hızlı bir şekilde diğer Hint şehirlerine de ulaştırmayı hedefliyor.

Çevrimiçi satış gerçekleştiren perakendeciler, yapılan satışların yaklaşık olarak %15-20’sinin iade edildiğini bildiriyorlar. 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde ve İngiltere’de alışveriş yapan her 5 kişiden 3 kişi çevrimiçi alışverişi tercih ediyor. Bazı perakendeciler, müşterilerin satın almadan önce deneyebilmesi için arttırılmış gerçeklik (VR) ve bir takım uygulamalar kullanıyorlar. Ancak Myntra’nın geliştirdiği sistem, eski moda bir çözüm de olsa sonuç verebilir.

 

14 – Yemek israfını azaltmak için akıllı bir buzdolabı geliştiren İsveç merkezli girişim

Restoran, market ve manavlarda satılmayan ürünleri ucuz fiyatlarla tüketicilere ulaştıran İsveç merkezli Karma isimli startup, şimdilerde gıda israfını daha da azaltmaya yardımcı olmak için akıllı bir buzdolabı geliştiriyor.

Projede yer alacak olan market ve restoran gibi işletmeler, satılmamış fazla yiyeceklerini, kullanıcılar evlerine dönerken de kolay bir şekilde alabilsin diye, metro istasyonları gibi yerlerde bulunacak olan buzdolaplarında saklayabilecekler. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre başta kök bitkilerinin, meyve ve sebzelerin yaklaşık %40 ile %50’si olmak üzere dünya çapında üretilen tüm gıdaların yaklaşık üçte biri israf ediliyor. Bu israfın bedeli ise toplamda 1,3 milyar tonluk gıda israfı ile neredeyse 1 trilyon dolarlık para çöpe gidiyor.

Karma ve benzeri uygulamalar, gıda harcamalarını hesaplamalarına yardımcı olarak tüketici davranışları üzerinde bir etki yaratmaya çalışıyorlar. Belki de daha önemlisi, insanların gıda israfını ve atıklarını azaltma konusunu ciddiye almalarını sağlıyorlar. Ancak Karma ve benzeri uygulamaların yaptığı tek iyilik gıda israfının önlenmesi değil, aynı zamanda hem müşterilerin hem de işletmelerin tasarruf etmelerine yardımcı oluyorlar.

 

15 – Aracıları ortadan kaldıran süpermarket, müşterileri üreticilerle buluşturuyor

Move, 11,7 trilyon Euro değerindeki süpermarket sektörünü, daha ucuz fiyatlar ile daha iyi ürünler vaat eden bir platformla altüst etmeye çalışıyor.

ABD merkezli girişim Move, müşterileri doğrudan üreticilere bağlayarak geleneksel süpermarketlerin fahiş fiyatları ile israflarını azaltmayı amaçlıyor. Girişimin geliştirmiş olduğu platform, tüketiciler için daha düşük fiyatla daha yüksek kaliteli ürünler sunarken üreticiler içinse daha rekabetçi bir ortam sağlıyor.

Move’un geliştirmiş olduğu platform, çevrimiçi marketler arasında görülen en güncel yenilik. Birkaç yıl önce Amazon tarafından satın alınan Whole Foods gibi yerleşik markaların aksine, Move modern dağıtım sistemlerini gölgede bırakmayı hedeflerken aynı zamanda üreticileri ve ürünlerin maliyetleri konusunda şeffaf olduklarına dair vaatte bulunuyorlar.

Geliştirilen platform, tüketicilere daha düşük fiyatlarla yüksek kalite mal sağlamak için seçili çiftçiler ve üreticiler ile birlikte çalışıyor. Aracıları ve markaları ortadan kaldıran Move neredeyse her şeyi sadece üretim masrafını karşılayacak şekilde satabilir ve üreticilere ek ödemelerde bulunabilir.

Move, bir topluluk tarafından finanse edildi ve 2020 yılında aktif bir şekilde çalışmaya başlaması planlandı.

Move, insanların nerede yaşadığı fark etmeksizin, onlara kaliteli gıdayı ulaştırmayı kolaylaştırmaya çalışmaktadır. Bazı sektör uzmanlarına göre, mevcut süper market sistemi “yemek çölleri” oluşturuyor. Bu da, kaliteli gıdaya erişimin aynı şehir hatta aynı topluluk içerisinde bile eşit olmadığı anlamına geliyor. Move gibi sanal market platformları, insanların nerede yaşadıklarına bakmaksızın yüksek kaliteli ve uygun fiyatlı gıda ürünlerine erişmelerine kolaylık sağlıyor.

 

16 – Büyüyen bebeklerinize küçük gelen kıyafetleri yeni kıyafetler ile takas etmenize olanak sağlayan girişim

Upchoose, bebek kıyafetlerinde başka bedenlerde indirim karşılığı eski kıyafetleri iade eden ebeveynler için sürdürülebilir bir alışveriş seçeneği sunuyor.

E-ticaret girişimi olan Upchoose, organik pamuklardan yapılan bebekler için giysi setleri satıyor. Çocuk artık bedene sığmayacak kadar büyüdüyse ebeveynler, küçük gelen kıyafeti bir sonraki bedende uygulanacak indirim karşılığı iade ediyorlar. Bu sistem, yeni ebeveynlerin sadece zamandan ve paradan tasarruf etmesini sağlamakla kalmıyor aynı zamanda önceden kullanılmış kıyafetleri satın almayı tercih ederlerse daha fazla sürdürülebilirlik sağlanmış oluyor.

Şirket farklı fiyatlandırma seçenekleri sunarken müşteriler bir sette her bir ögeden kaç tane satın almak istediklerine karar verebiliyorlar. Aksesuarlar, organik pamuktan yapılmış olan önlükler, kusmuk bezleri, yatak oyuncakları… Sistemde bulunan her ürün sıfır ya da 2. el olarak satın alınabiliyor.

Geleneksel bebek kıyafetleri, %100 pamuktan yapılmış olsa bile üretimleri sırasında genellikle endüstriyel kimyasallar da kullanılır. Bebekler, bu tür toksin maddeleri daha kolay emebilen çok ince ve hassas bir cilde sahiptirler. Upchoose, %100 organik pamuklu giysi ve aksesuar satışı yaparak bu riski azaltmaya yardımcı da oluyor.

Upchoose, kullanılmış eşyaları daha makbul hale getirerek daha başlamadan önce aşırı tüketimi kontrol altına almanın bir yolunu sunuyor. Aynı şekilde, indirimlerle ekonomiyi desteklemek için teşvik sunuyor. Bu tarz teşvikler diğer birçok sektöre de uyarlanabilir.

 

17 – Avustralya’nın ilk toplu dolum merkezi

Flora & Fauna, müşterilerine sıfır atık mallar satın almak, geri dönüşüm yapmak ve çevre dostu yaşam tarzları hakkında yeni şeyler öğrenmek için bir ortam sunuyor.

Avustralya merkezli Flora & Fauna, sıfır atık ürün ve hizmetler için etkileşimli bir pazar yaratmakta. Müşteriler, atölyelere ve kısa süren hızlı çalışmalara katılarak çevre dostu yaşam tarzları hakkında öğrenip geri dönüşüm yapabilecekler. Mağaza ayrıca ülkedeki ilk toplu dolum merkezini içerecek ve kendi kapları ile giden müşterilere, kaplarını şampuan, saç kremi ve çamaşır deterjanı ile doldurma imkânı sağlayacak.

Flora & Fauna’nın kurucusu Julie Mathers, mağazayı 5 sene önce, insanları hayvanlar üzerinde denenmemiş, sıfır atık ürünlere teşvik etmek amacıyla kurdu. O zamanlar, bambulardan yapılma diş fırçalarından tutun da hayvanlar üzerinde test edilmemiş makyaj malzemelerine kadar her çeşit ürünü sunan bir çevrimiçi dükkândı.

Ancak çevrimiçi dükkânlarını bir sonraki aşamaya taşıyarak fiziksel bir mağaza açtılar ve bu mağaza sıfır atık ürünlerden fazlasını sunuyor. Mağazanın amacı, tavsiye paylaşımlarının yapılması ve müşterilerin daha iyi tercihlerde bulunmasına yardım olmak için bir alan sunmak.

Tek kullanımlık paketler ve ambalajlar çöplüklere giden atıkların %23’ünü oluşturmaktadır. Bununla beraber, tüketimi azaltmaya yönelik artan taleplerle, sıfır atık hareketi yavaş yavaş perakende satışlarda boy göstermektedir.

 

Düşünceleriniz nedir acaba?

 

Haber Yorumları